x

7582 Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Resmî Gazete’de Yayımlandı

7582 Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Resmî Gazete’de Yayımlandı

Tarih: 09.06.2026

Sayı: 2026:220

 

Vergi kanunlarında önemli değişiklikler içeren 21.05.2026 Tarih ve 7582 Sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, 04 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Kanunla yapılan değişikliklere ilişkin detay bilgiler aşağıdaki gibidir:

1. Amme Alacaklarının Teciline İlişkin Tecil Süreleri ve Tecil İçin Teminat Aranmayacak Alacak Tutarı Artırılmıştır (Md.1):

Bilindiği üzere;6183 Saylı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48. maddesi uyarınca amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağı 36 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil olunabilmekteydi.

 7582 sayılı Kanunla yapılan düzenleme uyarınca 36 aylık tecil süresi sınırı 72 aya çıkarılmıştır. Buna göre alacaklı amme idareleri, tecil taleplerini değerlendirirken en çok 72 aya kadar taksitlendirme süresi verecektir.

Öte yandan teminat aranmadan tecil edilebilecek borç toplamı 50.000 TL’den 1.000.000 TL’ye çıkarılmıştır. Buna göre, bir milyon Türk Lirasının altındaki amme alacaklarının tecili için alacaklı idarelerce teminat istenmeyecek, bu tutarı aşan alacakların ise bir milyon Türk Lirasını aşan kısmının yarısı kadar teminat talep edilecektir.

Tecile ilişkin bu düzenlemeler, Kanunun yayımı itibariyle yürürlüğe girmiştir. Bu düzenlemelerin Kanunun yayımı tarihinden önce talep edilmiş olup henüz sonuçlandırılmamış tecil talepleri için de geçerli olacaktır.

2. Yurt Dışı Kazanç İstisnasından Yararlananların Veraset Yoluyla Mal İntikalinde Veraset İntikal Vergisi Oranının %1 Olarak Uygulanacaktır (Md.2):

Kanun’un 2’inci maddesi ile, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun 16’ıncı maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen fıkra ile; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 20/D maddesi kapsamında gelir vergisinden istisna yurt dışı kazançlardan yararlananların, istisna uygulamasına yönelik süre dahilinde gerçekleşecek veraset yoluyla mal intikalinde veraset ve intikal vergisi oranının %1 olarak uygulanmasına yönelik değişiklik yapıldı.

3. Teknogirişim Şirketlerinde Çalışan Hizmet Erbabına Pay Senedi Verilmek Suretiyle Sağlanan Menfaatlerde Ücret İstisnasına Yönelik İyileştirici Düzenlemeler Yapılmıştır (Md.3):

Gelir Vergisi Kanunu’nun 17. maddesine göre, teknogirişim şirketi niteliğini haiz işverenlerce hizmet erbabına bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerinin, verildiği tarihteki rayiç değerinin o yıldaki bir yıllık brüt ücret tutarını aşmayan kısmı gelir vergisinden müstesna tutulmuştur.

 Düzenlemeye göre, hizmet erbabı tarafından iktisap edilen pay senetlerinin, iktisap tarihinden itibaren;

  • 3 tam yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı,
  • 4-6 yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %75’i
  • 7-12 yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %25‘i,

 vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte işverenden tahsil edilmekte, elde tutma süresinin 12 yıldan fazla olması halinde % 100 istisnadan yararlanılabilmektedir.

Yapılan değişikliklerle;

  • İstisna sınırı yıllık brüt ücretin iki katına çıkartılmakta,
  • Payların tam istisna kapsamında elden çıkartılması için gereken süre 6 yıla indirilmektedir.  Değişiklikler 04.06.2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir

4. Bazı Şartlar Dahilinde Türkiye’de Yerleşik Olmayanların Yurt Dışı Kazançlarına Gelir Vergisi İstisnası Getirildi (Md.4):

Kanun’un 4’üncü maddesi ile, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/C maddesinden sonra gelmek üzere “Yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnası” başlıklı yeni ihdas edilen mükerrer 20/D maddesi ile; 1 Ocak 2026’dan itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere, son 3 takvim yılında Türkiye’de ikametgahı ve vergi mükellefiyeti olmayanların yurt dışı kazançlarına 20 yıl süre ile gelir vergisi istisnası getirildi.

Uygulama 1/1/2026 tarihinden itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılanları da kapsıyor.

Bu hüküm kapsamındaki gerçek kişilerin bu kapsama girmeden önce, Türkiye’de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması bu istisnadan yararlanmasına engel teşkil etmeyecek. Bu kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmeyecek, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecek. İstisna kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetler, vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınmayacak.

5. Nitelikli Hizmet Merkezi Teşvikleri (Md5,6,7):

-Nitelikli Hizmet Merkezi Personeline Ücret İstisnası

Bu Kanunun 5’inci maddesiyle, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretlerde” başlıklı 23’üncü maddesine eklenen bent ile nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna edilmektedir. Bu tutar, Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgelerinde ve İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri bakımından brüt asgari ücretin beş katı olarak uygulanacaktır.

-Nitelikli Hizmet Merkezi Modelinin Tanımlanması

Bu Kanunun 6’ncı maddesiyle, 4875 sayılı Kanuna eklenen düzenleme kapsamında “nitelikli hizmet merkezi” tanımlanmakta; en az üç ülkede faaliyet gösteren ve gelirinin en az %80’ini yurt dışından elde eden şirketlerin bu kapsamda değerlendirilmesi düzenlenmektedir.

- Nitelikli Hizmet Merkezinde Kurumlar Vergisi İndirimi

Bu Kanunun 7’nci maddesiyle, 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezlerinin, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’i kurumlar vergisi matrahından indirilebilecektir.

Bu oran; 4737 sayılı Kanun kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden, bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile 7412 sayılı Kanun hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumlar bakımından %100 olarak uygulanacaktır.

Bu indirim; kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, nitelikli hizmet merkezinin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren yirmi hesap dönemi itibarıyla uygulanacaktır. Cumhurbaşkanı, burada yer alan oranları %50’ye kadar indirmeye, %100’e kadar artırmaya yetkilidir.

6. Transit Ticaretten ve Yurt Dışında Gerçekleşen Mal Alım Satımlarına Aracılık Etmekten Sağlanan Kazançların %95 i Vergiye Tabi Kurum Kazancından İndirilebilecektir (Md.7):

 Bilindiği gibi Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/i maddesi ile, 7412 sayılı Kanunla getirilen avantajların yanı sıra, katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyet kapsamında yurt dışından satın alınan malları Türkiye’ye getirmeksizin yurt dışında satmalarından (transit ticaret) veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık etmelerinden sağladıkları kazancın %50 si, vergiye tabi kurum kazancından indirilebilmektedir.

 7582 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile yapılan değişiklikle, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/i maddesinde yer alan bu indirim imkânı, tüm kurumlar vergisi mükelleflerine sağlanmış, indirim oranı %95 olarak belirlenmiş, İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren kurumlar ile, barındırdığı yabancı yatırım tutarına göre Cumhurbaşkanınca belirlenecek endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren kurumlar için bu indirim oranı %100 olarak belirlenmiştir.

Bu indirimden yararlanılabilmesi için kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması, aracılık faaliyetine ilişkin malların satıcısı ve alıcısının Türkiye’de olmaması şarttır.

Cumhurbaşkanı, bu maddede yer alan oranları sıfıra kadar indirmeye, %100 e kadar artırmaya yetkili kılınmıştır.

Diğer yandan, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/C maddesinde yapılan değişiklikle, kurum kazancından indirilebilecek bu kazançlar, asgari kurumlar vergisinin de dışında tutulmuştur.

Bunun yanı sıra, 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunun 6/1-a maddesi uyarınca İFM’de gerçekleştirilen finansal hizmet ihracatı niteliğindeki; faaliyetlerden elde edilen kazançlara yönelik %75 oranındaki indirim de yurt içi asgari kurumlar vergisi kapsamı dışına çıkarılmıştır.

7. Sanayi Sicil Belgesine Sahip İmalatçıların Üretimden Elde Ettikleri Kazançları İle Zirai Üretim Faaliyetinden Elde Edilecek Kazançlara Uygulanacak Kurumlar Vergisi Oranı %12,5 Olarak Belirlendi (Md.8):

 

Kanun’un 8 inci maddesiyle; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32 nci maddesinin 8’inci fıkrasında değişiklik yapılarak; sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu üretim faaliyetlerinden elde ettikleri, 2027 ve izleyen vergilendirme dönemlerine ait kazançlara uygulanmak üzere, kurumlar vergisi oranı %12,5 olarak belirlenmektedir.

 

Kanun teklifinde yer alan; imalatçı ihracatçılara %9, tedarikçi ihracatçılara %14 kurumlar vergisi uygulanmasına yönelik madde kanun teklifinden çıkarıldığından yasalaşmamıştır.

8. Asgari Kurumlar Vergisi Matrahına İlişkin Düzenleme (Md.9):

Bu Kanunun 9’uncu maddesiyle, Kurumlar Vergisi Kanununun “Yurt içi asgari kurumlar vergisi” başlıklı 32/C maddesinde yapılan değişiklik ile transit ticaret, nitelikli hizmet merkezi ve İstanbul Finans Merkezi kapsamında sağlanan kazanç indirimlerinin asgari kurumlar vergisi matrahından düşülebilmesine imkân tanınmaktadır.

Değişiklik, 01.07.2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 01.01.2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklik ise yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir

 

9. Varlıkların Ekonomiye Kazandırılmasına İlişkin Düzenleme (Md.10):

Bu Kanunun 10’uncu maddesiyle, Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 19’uncu madde ile yeni bir “Varlık Barışı” düzenlemesi ihdas edilmiştir. Varlık barışı düzenlemesi ana hatlarıyla, daha önce uygulanan 5811, 6486, 6736, 7143, 7186,7256 ve 7417 sayılı Kanunlarla yapılan uygulamalarla benzer olup, gerçek ve tüzel kişilere, yurt dışında ve yurt içinde bulunan varlıklarını kayda alma ve bazı avantajlardan ve ayrıcalıklardan yararlanma olanağı vermektedir. Düzenlemenin detayları aşağıdaki gibidir:

a) Kapsama giren varlıklar

Varlık barışı kapsamına, yurt dışında bulunan veya Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer alamayan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları girmektedir.

b) Varlığın yurt dışında veya yurt içinde bulunma tarihi

 Varlığın geçmişte belli bir tarih itibariyle var olduğunu ispat etme zorunluluğu aranmamakta, verilen süre içinde varlığın yurda getirilmesi veya kayda alınması koşulunun sağlanması, esas olarak yeterli bulunmaktadır.

 c) Bildirim zamanı

 Getirilen avantajlardan yararlanabilmek için; kapsamdaki varlıkların 31.07.2027 tarihine kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildirilmesi gerekmektedir.

d)Yurt dışındaki varlıkları yurda getirilme süresi

Yurt dışında bulunan ve düzenleme kapsamında olan varlıkların, bildirim yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak hesaplara transfer edilmesi veya yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplara yatırılması gerekmektedir.

e) Ödenecek Vergi

 Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak, bildirim sahibinden bildirilen varlıkların değeri üzerinden %5 oranında tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar beyan edecek ve aynı süre içinde ödeyeceklerdir.

Vergi oranı, bildirilen varlığın vadeli hesaplarda, Devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında;

  • En az 5 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %0,
  • En az 4 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %1,
  • En az 3 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %2,
  • En az 2 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %3,
  • En az 1 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %4,

olarak uygulanacak, 01.01.2027 tarihinden itibaren 31.07.2027 tarihine kadar bildirimlerde bu oranlara yarım puan artırım yapılacak, 31.07.2027 tarihinin yetki ile uzatılması halinde ise bu tarihten sonra yapılacak bildirimlerde vergi oranı ilave yarım puan artışla toplamda 1 puan artırımlı olarak uygulanacaktır.

f) Düzenlemeden yararlanmanın sağladığı avantajlar ve avantajlardan yararlanma koşulları

Düzenlemeye göre, bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılması mümkün değildir. Düzenlemeyle ayrıca, diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile takdir komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının;

  • Madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmaması,
  • Bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespitine rağmen, söz konusu varlık tutarlarından büyük olması durumunda sadece aradaki fark tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılması

 ön görülmüştür.

Diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemeden etkilenmeyecektir. Bu çerçevede örneğin; Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun, Sermaye Piyasası Kanunu, Gümrük Kanunu ve Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nda düzenlenen suçlar veya kabahatler varlık barışı düzenlemesinden etkilenmeyecektir.

g) Koşulların sağlanamaması

Yapılan düzenlemelere göre;

  • Bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye'ye getirilmemesi veya Türkiye'deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmemesi ya da öngörülen sürede banka ya da aracı kurumlara yatırılmaması,
  • Bildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde ödenmemesi, taahhütlere uyulmaması ve
  • Maddede yer alan diğer şartların yerine getirilmemesi hallerinde madde hükmünden yararlanmak mümkün değildir.
  • Ayrıca, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunacaktır.

ğ) Bildirilen Varlıkların Kanuni Defterlere Kaydı ve Fon Hesabı Uygulaması

Bildirim konusu edilen varlıkların, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler tarafından kanuni defterlere kaydedilmesi gerekmektedir.

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler bakımından, bildirilen kıymetler için pasifte özel fon hesabı açılması öngörülmüş; bu fon hesabının bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemeyeceği, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca söz konusu varlıkların dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacağı ve iki yıllık sürenin sonunda vergiye tabi kazanç ile dağıtılabilir kazancın tespitine dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebileceği düzenlenmiştir.

 

h) Gelir ve Kurumlar Vergisi Mükellefiyeti Bulunmayanlar Açısından Uygulama

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan kişiler de yurt dışı varlıklarını iki ay içinde Türkiye’ye getirmeleri veya yurt içi varlıklarını banka ya da aracı kurumlara yatırmaları şartıyla, özel fon hesabı gibi şartlar aranmaksızın düzenlemeden yararlanabileceklerdir.

 

10. Teknogirişimlere Yönelik Finansman ve Muafiyet Düzenlemeleri (Md.11):

Bu Kanunun 11’inci maddesiyle, 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun’un “İndirim, istisna, destek ve teşvik unsurları” başlıklı 3’üncü maddesine eklenen fıkralar ile teknogirişim rozetine sahip şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmeleri kapsamında yapacakları işlemler için Türk Ticaret Kanunu’nun bazı hükümlerine istisna getirilmekte; ayrıca dijital şirketlere kuruluş ve işletme döneminde oda aidatı muafiyeti sağlanmaktadır.

11. İstanbul Finans Merkezi Teşviklerinin Kapsamının Genişletilmesi (Md.12):

Bu Kanunun 12’nci maddesiyle, 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nun “Vergi ve diğer mali yükümlülüklere ilişkin istisna ve indirimler” başlıklı 6’ncı maddesinde yapılan değişiklik ile İstanbul Finans Merkezindeki finansal kurumlara sağlanan, yurt dışı tecrübesi olan personelin çalıştırılması halinde uygulanan gelir vergisi indirimi tüm katılımcıları da kapsayacak şekilde genişletilmiştir.

Ayrıca, İstanbul Finans Merkezi kapsamında bu istisnadan yararlanan nitelikli hizmet merkezi personeline, Gelir Vergisi Kanununun 23’üncü maddesinin birinci fıkrasının (20) numaralı bendinde yer alan ücret istisnasının ayrıca uygulanmayacağı düzenlenmiştir.

12. İstanbul Finans Merkezi Teşvik Süresinin Uzatılması (Md.13):

Bu Kanunun 13’üncü maddesiyle, 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nun geçici 1’inci maddesinde yapılan değişiklik ile İstanbul Finans Merkezinde finansal faaliyet kazançlarına sağlanan vergi avantajının süresi 2047 yılına kadar uzatılmakta; harç muafiyeti süresi 20 yıl olarak belirlenmektedir.

7582 Sayılı Kanun’a;

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/06/20260604-1.htm  linkinden ulaşılabilir.