x

KDV KANUN TASARISI

 

                                              KDV KANUN TASARISI

 

Katma Değer Vergisi ile Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı 27 Şubat 2018 tarihinde T.B.M.M.’ye sevkedilmiştir. 25 maddeden meydana gelen sözkonusu Tasarıda yer alan hükümler aşağıda özetlenmiştir:

       1)Arsa Karşılığı İnşaat İşlerinde KDV

Tasarıda KDV yönünden, arsa karşılığı inşaat işlerinde, arsa sahibi tarafından konut veya iş yerine karşılık müteahhide arsa payı teslimi, müteahhit tarafından arsa payına karşılık arsa sahibine konut veya iş yeri teslimi yapılmış sayılarak trampa  kapsamına alınmıştır.

Emsal bedel ve emsal ücretin tayinine ilişkin hükümlerin yer aldığı KDV Kanununun 27’nci maddesine yapılan ilave; arsa karşılığı inşaat işlerinde, müteahhit tarafından arsa payına karşılık arsa sahibine verilen konut veya iş yerinin bedelinin VUK 267’nci maddede yer alan maliyet bedeli esasına göre belirleneceği şeklindedir.

Bu hükümle, uygulamadaki maliyet bedelinin üstüne kar oranı eklenip eklenmemesi yolundaki tartışmaya son verilmekte ve arsa sahibine bırakılacak konut veya işyerlerinin maliyet bedelinin tespitinde arsa payının dikkate alınmayacağı hususuna açıklık getirilmektedir.  

       2) Katma Değer Vergisi Kanunu’nun mükellefleri tanımlayan 2 nci maddesindeki düzenlemeler

a)Tasarı’nın 2. maddesiyle Kanun’un “Mükellef” başlıklı 8 inci maddesinin (l) numaralı fıkrasına aşağıdaki (ç) bendi eklenmektedir.

       “ç) Müzayede mahallerinde yapılan satışlarda bu satışları yapanlar,”

Yapılan düzenlemeyle, müzayede suretiyle yapılan satışlarda, müzayedeyi düzenleyenlerin (icra daireleri, mahkeme satış memurlukları vb.) mükellef olduğu hususuna Kanun lafzında açıkça yer verilerek, uygulamada bu konuda ortaya çıkan ihtilafların önüne geçilmektedir.

b) KDV Kanunu’nun I inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinin (g) alt bendi uyarınca genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticarî, sınaî, ziraî ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri katma değer vergisine tabi bulunmaktadır.

Yapılan düzenlemeyle, vergiye tabi işlemlerle ilgili katma değer vergisi mükellefiyetinin; söz konusu kurumların kendi adlarına değil, verginin konusuna giren işlemleri yapan iktisadi işletmeleri adına tesis edilmesi gerektiği yasa kuralı haline getirilmekte, böylece söz konusu kurumların vergiye tabi olmayan işlemler için ödedikleri katma değer vergisini indirim hesaplarına dahil etmelerinin önüne geçilmektedir. Ayrıca söz konusu kurumların birden fazla sahip oldukları iktisadi işletmelerinin KDV beyanlarını birleştirme imkanı getirilmektedir.

c) KDV uygulamasında grup konsolidasyonunun yolu açılmaktadır.

Tasarıyla;

- Tercihe bağlı olarak,

- En az % 50 ortağı olunan kurumlar vergisi mükellefleriyle birlikte,

- Talepte bulunan kurum nezdinde,

- Grup KDV mükellefiyeti tesis ettirilebilmesi,

konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.

Bakanlığın bu yetkiyi kullanması durumunda, grup konsolide KDV beyannamesi verilebilecek, gruba dahil mükelleflerin toplam hesaplanan vergisinden toplam yüklenilen vergisi mahsup edilebilecek ve verginin finansman yükü ortadan kaldırılabilecektir.

Tasarıya göre, grup KDV mükellefiyeti tesis edilmesi durumunda verginin ödenmesinden, gruba dahil olanların tamamı müteselsil sorumlu olmak üzere, nezdinde grup KDV mükellefiyeti tesis edilenler tarhiyata muhatap olacaktır. Tasarıda, en az %50 oranında ortağı olunan kurumlarla birlikte grup konsolidasyonu öngörülmektedir. Bu durumun kapsamı daraltabileceği görülmektedir. Bu çerçevede örneğin, paylarının tamamı yurt dışındaki bir kuruma ait Türkiye’de faaliyette bulunan birden fazla kurumun, grup konsolidasyonu kapsamına giremeyeceği anlaşılmaktadır.

d) Yapılan değişiklikle, KDV ye tabi olmayan işlem dolayısıyla yersiz ödenen veya olması gerekenden daha yüksek oranda fazla ödenen verginin iadesi uygulamasında aşağıdaki hususlar yasa kuralı haline getirilmektedir:

- İade edilecek verginin hazineye intikal etmiş olması,

- Fazla ve yersiz ödenen verginin alıcıya iade edilmiş olması,

- Alıcı ve satıcının beyanların düzeltilmesi

     3)Gümrüksüz satış mağazaları

Gümrüksüz satış mağazalarına veya bunların depolarına yapılan teslimler ihracat teslimi sayılarak katma değer vergisinden istisna tutulmaktadır.

Tasarıyla ayrıca Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda da değişiklik yapılarak,  gümrüksüz satış mağazalarına veya bunların depolarına yapılan teslimler özel tüketim vergisinden de müstesna tutulmaktadır. İhraç edilen mallarda olduğu gibi, bu mağaza ve depolara teslim edilen malların alış faturaları üzerinde gösterilen ve beyan edilerek ödenen özel tüketim vergisinin, malları bu yerlere teslim edenlere iade edilmesi sağlanmaktadır.

Düzenlemeler, Kanun’un yayımını izleyen ikinci ay başında yürürlüğe girecektir.

       4) İstisnaların Kapsamı Genişletilmiştir

  1. KDV Kanunun 13 üncü maddesine yapılan ilave ile aşağıdaki hususlar da istisna kapsamına alınmıştır.

i. Maddede sayılan kuruluşlara bağışlanmak üzere, yine maddede sayılan tesislerin inşası dolayısıyla, bağışta bulunacaklara yapılan teslim ve hizmetler KDV’den istisna tutulmaktadır. Tasarıya göre, genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanmak üzere yapılan okul, sağlık tesisi, öğrenci yurdu, çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezi, mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi ibadethaneler, Diyanet İşleri Başkanlığı denetimine tabi yaygın din eğitimi verilen tesisler, gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilik kamplarının inşası dolayısıyla bağışta bulunacaklara yapılan teslim ve hizmetler istisna olacaktır.

Böylece, sayılan kuruluşlara bağış yapacak hayırseverlerin, bağışlanacak tesisler nedeniyle yüklenecekleri maliyet azaltılacaktır. Düzenleme, Kanun’un yayımını izleyen ikinci ay başında yürürlüğe girecektir.

ii. Sağlık Bakanlığınca izin verilenler tarafından, Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere, sadece sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilen sağlık ve rehabilitasyon hizmetleri KDV’den istisna tutulmaktadır.

İstisna kapsamındaki hizmetler; koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinden oluşmaktadır. Bu hizmetlerle birlikte sağlanan varsa diğer teslim ve hizmetler, istisna kapsamına girmemektedir. İstisna tam istisna niteliğindedir.

         iii. Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinde yapılan değişiklikle;

- 4691 sayılı Kanun kapsamındaki teknoloji geliştirme bölgesi ve ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde

- 5746 sayılı Kanun kapsamındaki Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde,

- 6550 sayılı Kanun kapsamındaki araştırma laboratuvarlarında,

Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlara, münhasıran bu faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılan yeni makine ve teçhizat teslimleri katma değer vergisinden müstesna tutulmaktadır. İstisna tam istisnadır. İstisna kapsamında yapılan teslimler nedeniyle yüklenilen vergi, indirilememesi halinde iade edilecektir.

b)Yapılan düzenlemeyle, halihazırda Kanun’un 17’nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (o) bendinde yer alan ve kısmi istisna mahiyetinde olan gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda, ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetleri, 13 üncü maddeye taşınmak suretiyle tam istisna kapsamına alınmakta, böylece söz konusu hizmetleri sunan işletmeler tarafından, bu hizmetlere ilişkin yüklenilen katma değer vergisinin indirim ve iadesine imkan sağlanmaktadır.

c)KDV Kanunu’nun 17 nci maddesinde yapılan düzenlemeler

i. Düzenlemeyle, adi ortaklıkların sermaye şirketine dönüşmesi işlemleri istisna kapsamına alınmaktadır.

İİ. Konfeksiyon sektöründe ortaya çıkan kırpıntıların teslimi KDV’den istisna tutulmaktadır.

       5)İkinci el taşıt ve taşınmaz teslimleri

İkinci el motorlu kara taşıtı ve taşınmaz ticaretinde, mükellef olmayanlardan alınarak satılan ikinci el taşıt ve taşınmaz tesliminde matrah, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olarak belirlenmiştir.

Böylece verginin matrahı alım satım farkı olarak belirlenmekte, vergisiz girdiler nedeniyle ortaya çıkan, satış bedelinin % 18’i gibi yüksek bir vergi tutarının getirdiği olumsuz durum ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır.

    6)Katma Değer Vergisi Kanunu’nun vergi indirimini düzenleyen 29 uncu maddesindeki değişiklikler

a)On iki ay süreyle indirim yoluyla giderilemeyen verginin, bu süreyi izleyen altı ay içinde mükellefin talep etmesi halinde iade edilebileceği;

Mevcut uygulamada, indirimi yapılamayan KDV ilelebet devretmektedir. Başka bir ifadeyle, indirim hakkı bulunduğu halde ‘Hesaplanan KDV’ yetersizliği nedeniyle fiilen indirilemeyen KDV tutarı iade edilmeyip mükellefiyet süresince devrettirilmekte, hatta mükellefiyetin sona erdirilmesinde bile çoğu zaman iade edilmeyerek nihai bir zarara dönüştürülmekte, böylece yansıtılabilir bir vergi olması gereken KDV mükellef üzerinde açık bir ‘yük’e dönüşmektedir.

İşte getirilen düzenleme ile indirim yoluyla 12 ay boyunca giderilemeyen KDV’nin, sonraki 6 ay içinde talep edilmesi halinde iade edilebilmesinin yolu açılmış olmaktadır ki çok önemli bir adımdır.

Ancak gerek kanun gerekçesindeki ‘bütçe imkanları göz önünde bulundurularak yıllara yayılı biçimde’ ifadesine ve gerekse yetki maddesindeki sektörlere, işletme büyüklüklerine ve indirilemeyen KDV’nin kaynağına bakılarak farklı iade süreleri belirlenebileceği ibarelerine bakıldığında, bu iadelerin tüm sektörler bakımından ve tamamının hemen ödeneceği gibi bir sonuç çıkarmamak gerektiği gözden ırak tutulmamalıdır.   

b)  İndirim hakkının mükelleflerce vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı takvim yılını izleyen yılın sonuna kadar kullanılabileceği;

Mevcut durumda 29/3’üncu maddedeki, ‘KDV’nin vergiyi doğuran olayın olduğu takvim yılı içinde indirilebileceği’ sınırlaması nedeniyle, çeşitli ticari anlaşmazlıklar, mutabakat gecikmeleri, geç gelen faturalar vs. gibi nedenlerle mükellefin indirim hakkı sınırlanmaktadır. Özellikle yıl sonlarında aralık dönemine ait faturaların gecikmesi yüzünden indirilemeyen KDV’nin ertesi yıl boyunca indirilebilmesi imkanı getirilmekte, böylece önemli bir mağduriyet konusu giderilmiş olmaktadır. 

c) ‘Değersiz alacak’ olarak zarar kaydedilen alacağın içindeki KDV tutarı ile ‘şüpheli alacak’ tutarının bünyesindeki  KDV tutarının (daha önceden hesaplanıp beyan edilmiş olması kaydıyla) indirimine izin verilmektedir.

Bilindiği üzere, VUK’nun 322’nci maddesinde, ‘bir yargı kararına veya kanaat verici bir belgeye göre tahsiline imkan kalmayan alacak’ olarak tanımlanan ve bu mahiyete girdiklerinde kayıtlı bedelleriyle zarara geçirilerek yok edilmekte olan  değersiz alacak tutarının bünyesinde KDV tutarı da bulunmakta ve mevcut uygulamada bu tutar da zarar yazılmaktadır.

Yeni hükümle, değersiz alacak bünyesinde yer alan ve daha önce hesaplanıp beyan edilen KDV tutarının, zarar yazılmak yerine indirim konusu yapılmasına imkan verilerek mükellefler bir yükten daha kurtulmaktadır.

Şüpheli hale gelen alacak tutarı içindeki KDV tutarı bakımından ise, daha önce gider yazılan KDV tutarının bu defa (hem gider yazıp hem de indirilmesi gibi bir mükerrerliği önlemek için) gelir yazıldıktan sonra indirimine imkan verilmektedir.     

      7)Kısmi istisna kapsamındaki bazı teslim ve hizmetler üzerindeki vergi yükü kaldırılmaktadır

a) KDV Kanunu’nun 30’uncu maddesinde yapılan değişiklikle, aşağıda sayılan teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen katma değer vergisinin indirimine imkan tanınmaktadır:

i) Özel okullarca bedelsiz verilen eğitim hizmetleri ile öğrenci yurtları tarafından bedelsiz verilen yurt hizmetleri,

ii) Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin teslimi,

iii) Yabancı devletlerin Türkiye’deki diplomatik temsilcilik ve konsoloslukları ile yabancı hayır ve yardım kurumlarına yapılan teslim ve hizmetler,

iv) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki tescilli taşınmaz kültür varlıklarının rölöve, restorasyon ve restitüsyon projelerine münhasır olmak üzere, bu projelendirmelerden yararlananlara verilen mimarlık hizmetleri ile projelerin uygulanması kapsamında yapılacak teslimler,

v) Serbest bölgelerde verilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri.

b)Faydalı ömrünü tamamladıktan sonra zayi olan veya istisna kapsamında teslim edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlere ilişkin yüklenilen KDV’nin tamamının, faydalı ömrünü tamamlamadan zayi olan veya istisna kapsamında teslim edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlere ilişkin yüklenilen KDV’nin ise kullanılan süreye isabet eden kısmının, indirim konusu yapılabileceği belirtilmiştir.

Halihazırdaki uygulamada, gerek faydalı ömrünü tamamlamış ve gerekse tamamlamamış olan amortismana tabi iktisadi kıymetlerden zayi olanların, zayi olduklarında indirim konusu yapılmış olan KDV tutarları yeniden ‘hesaplanan KDV’ tutarına dahil edilmektedir. Yeni hükümle, faydalı ömre endeksli bir indirim imkanı getirilmekte, başka bir ifadeyle zayi olan iktisadi kıymet faydalı ömrünü tamamlamış ise indirim konusu yapılan KDV tutarında bir düzeltme yapılmamakta, faydalı ömrünü tamamlamadan zayi olan kıymette de kalan süreye isabet eden KDV tutarı ‘hesaplanan KDV’ tutarına eklenmektedir. 

c) Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlara ilişkin olarak, yurt içindeki mal teslimi ve hizmet ifası dolayısıyla ödenen ve tahsil eden  tarafından da ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen KDV’nin indirilmesi imkanı getirilmektedir.

     8)İstisna Edilmiş İşlemlerde İndirim

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 32’nci maddesinde;

a)İade hakkı doğuran işlemler nedeniyle yüklenilen ve indirim konusu yapılamayan katma değer vergisinin işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar mükellefin talebi üzerine iade olunacağı,

b) Maliye Bakanlığına iade konusunda, imalatçılar tarafından yapılan ihracat işlemlerinde, sektörler itibariyle ihracat bedelinin bir oranına kadar iade yaptırma yetkisinin verileceği,

hükümleri eklenmiştir.

Yapılan değişiklikle, iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin iadesinin talep edilebileceği süre Kanunda açıkça belirlenmektedir. Ayrıca imalatçılar tarafından yapılan ihracat işlemlerinden kaynaklanan iadelerde, yüklenilen katma değer vergisi yerine sektörler itibarıyla ihracat bedelinin belli bir oranına kadar iade uygulaması konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.

      9)Bakanlar Kuruluna tanınan yetki

Bakanlar Kuruluna indirim hakkı uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi verilen KDV kanununun 36 ncı  maddesinde yapılan düzenleme ile,  süresi içinde iadesi talep edilmeyen KDV’yi, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider yazdırma ve iade hakkı doğuran işlemlerde iade talebi için asgari tutarı belirleme yetkisi verilmiştir.

      10)Hasılat esaslı vergilendirme yöntemi

 Katma Değer Vergisi Kanunu’nda 38’inci madde ile hasılat esaslı vergilendirme yöntemi getirilmektedir.

Hasılat esaslı vergilendirmede, ticari kazancı işletme hesabı esasına göre belirlenenler ile serbest meslek erbapları isterlerse, vergiye tabi işlemlerin karşılığını teşkil eden KDV dahil bedel üzerinden, Bakanlar Kurulu tarafından sektör veya meslek grupları itibariyle belirlenecek oranı uygulayarak hesapladıkları KDV’yi beyan ederek ödeyeceklerdir.

Bu yöntemde, hasılat esasında beyan ederek ödedikleri KDV ile alış vesikalarında gösterilen KDV’yi  gider veya maliyet; yaptıkları teslim ve hizmetler nedeniyle hesapladıkları KDV’yi ise gelir olarak dikkate alacaklardır.

Mükellefin seçimine bağlı olarak uygulanacak bu yöntemde;

 - KDV dahil mal veya hizmet bedeli toplamı üzerinden, Bakanlar Kurulu tarafından sektör veya meslek grupları itibariyle belirlenecek oran kullanılarak ödenecek KDV hesaplanacak,

 - Bu tutardan her hangi bir indirim yapılmayacak ve hesaplanan tutar vergi dairesine ödenecektir.

Hasılat esaslı vergilendirme yöntemine göre vergilendirilen mükellefler, yüklendikleri KDV ile yukarıda belirtilen şekilde hesaplanarak beyan edilen ve ödenen vergiyi, gelir vergisi uygulamasında gider veya maliyet olarak dikkate alacaklar, yaptıkları teslim ve hizmetler nedeniyle hesapladıkları KDV’yi ise gelir olarak dikkate alacaklardır. Bu yöntemle vergilenmeyi tercih edenler, iki yıl geçmedikçe bu usulden çıkamayacaklardır.

       11)Beyanname sürelerinde uzatma

Maliye Bakanlığına, işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin KDV ödeme zamanını, beyannamenin verildiği ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar uzatma yetkisi verilmektedir.

Beyanname verilme süresi uzatılan KDV’nin  ödeme süresi iki ay ertelenmiş olacaktır.

        12)İade Süreleri

KDV Kanunu’nda iade süresi başlıklı 60 ıncı madde yeniden düzenlenmiş ve bahsi geçen maddede; iadeye ilişkin bütün bilgi ve belgelerin tamamlandığı  tarihi izleyen üç ay içinde iade işleminin yapılmaması durumunda, üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için  tecil faizi oranında hesaplanan faiz, iadesi gereken vergiyle birlikte mükellefe ödeneceği hususlarına yer verilmiştir.

KDV Kanunu kapsamında iadesi gereken verginin üç aylık sürede iade edilmesi öngörülmektedir. Üç aylık süre, iadeye ilişkin bütün bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihte başlayacak ve bu tarihi izleyen üç ay içinde iade işleminin yapılmaması durumunda, üç aylık sürenin sonundan itibaren tecil faizi oranında hesaplanan faiz, iadesi gereken vergiyle birlikte mükellefe ödenecektir.

       13)Oyun yazılımlarına KDV istisnası

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun geçici 20. maddesinde yapılan değişiklikle,  Teknoloji geliştirme bölgesinde ve ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde bu bölgelerde ürettikleri oyun yazılımlarının teslimi KDV’den istisna tutulmaktadır.

        14)Maliye Bakanlığına KDV iadesi hususunda tanınan yetki

KDV Kanununa eklenen geçici 39 uncu madde ile Maliye Bakanlığına  31.12.2018 tarihi itibariyle indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin sektörlere, işletme büyüklüklerine ve söz konusu KDV’nin kaynağına göre kısmen ya da tamamen iade etmeye, vergi dairesine olan borçlara mahsup ettirmeye ya da gelir veya kurumlar vergisi matrahından gider olarak indirilmesi hususunda izin vermeye yetkili kılınmıştır.

        15)İade incelemelerinde süre

Katma Değer Vergisi iade incelemelerinin en fazla üç ay içinde bitirilmesi, zorunlu hallerde sürenin ancak iki ay uzatılabileceği belirtilmektedir.

       16)SMMM’lere iade raporu düzenleme yetkisi

Tasarıda Maliye Bakanlığına 1.1.2019 tarihinden itibaren serbest muhasebeci mali müşavirlere, beyannamelerini imzaladıkları dönem ve mükelleflerle sınırlı olmak üzere, iade raporu düzenletebilme ve rapor düzenlenebilecek iade türleri ile azami iade tutarlarını belirleme konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.

İade yetkisi için SMM ünvanına sahip olanlardan hangi nitelik ve şartları taşıyanların (ayrı bir sınav gerekip gerekmediği vs.) yetkili olacağı, iade tür ve tutarı bakımından hangi limitlere kadar iade yaptırabilecekleri vb. hususlar için Bakanlığın verilen yetkiyi nasıl kullanacağını beklemek gerekecektir.  

         17)Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklik

Gümrüksüz satış mağazalarına veya bunların depolarına yapılan teslimler özel tüketim vergisinden de istisna tutulmaktadır.

       İlgili Kanun Tasarısı Ektedir.Saygılarımızla..

 

Ekli Dosyalar :